|
|
| Onur Çağlar Yazıları Onur Çağlar'a ait denemeler, makaleler... |
 |
19. June 2010, 12:30 AM
|
#1
|
|
Komisyon Üyesi
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Nerden: Gökyüzü
Mesajlar: 1.604
Ettiği Teşekkür: 185
260 yazısına toplam 374 kere teşekkür edilmiş.
|
Namaz İndirimleri ve Aklıma Takılan On Soru
Efendi Tanrı (Rab) görüşmek üzere Muhammet’i makamına (arş'a) çağırmıştır. Bunun için de önce bir hazırlık yaptırmıştır. Meleğe, onun göğsünü, şuradan ta şuraya değin yardırmış, kalbini çıkarttırmış, zemzem suyuyla yıkattırmış, iman dolu altın bir tasla bu kalbe iman doldurtmuş, sonra kalbi yerine koydurup göğsü kapattırılmıştır.
1) Göğsü bir meleğe (Cebrail’e) yardırılan kişi sıradan biri değil, kendisinin (Allah’ın) en sevgili kulu olduğu ve hatta doğmadan yüzlerce yıl önce adını cennete yazdıracak kadar sevdiği bir peygamberdir. Durum bu olduğu halde Tanrı, onun kalbinde ne tür “lekeler” gördü ki, yıkatma gereğini duydu?
2) Eğer peygamberin kalbinde gördüğü “lekeler” fiziki bir hastalık (kapakçık sorunu, taşikardi vb. vb.) değilse, bu “imana denk düşen lekeler” olur ki bu durumda onun peygamber olmasının olasılığı yoktur. Bu temizlik, neyin temizliğidir?
3) Tanrı onun kalbini İslamiyet’çe kutsal kabul edilen zemzem suyuyla yıkattığına göre, bu durumda peygamberin “imanında” kirlenmeler var demektir. Kendi imanında bile kirlenme olduğu için tanrısı tarafından yıkatılan ve yeniden “iman doldurulan” biri, başkalarını nasıl imana çağırabilir ve inanmayanlara inanmadıkları için nasıl ve hangi gerekçeyle şiddet uygulayabilir?
4) Tanrı, meleğine altın bir tas ile Muhammet’in kalbine “iman” doldurtmuştur. Tas ile doldurulan (hem de altın!) iman, bu durumda “maddi” bir şey olmaktadır; örneğin su gibi... Bu ne demek oluyor?
Okumaya ve sorularımıza devam edelim:
Efendi Tanrı (Rab), sonra, Muhammet’in gezisi için cennetten bir binit gönderir. “Burak” adı verilen, katırla eşek arası ak bir binit. Geziyi başlatır. Muhammet, önce bu binitle, geceleyin, Mekke’den Kudüs’e; sonra aynı gece, “mi’rac” (merdiven)” denen, göğe dayalı bir merdivenle, Cebrail’le birlikte göğe ulaşır.
5) “Burak” adı verilen hayvanı gönderen tanrı, Muhammet’i neden doğrudan Cebrail’le getirtmemiştir? Mekke’den Kudüs’e kadar olan yolculuğundaki hıza bakılırsa neredeyse bir uçak hızında bu hayvanı Tanrı neden yeryüzünde de yaratmamıştır?
6) Cebrail’in bile 50 bin (Dünya zamanı ile) yılda yükseldiği, dönüşüyle birlikte 100 bin yıl ettiği bir zaman diliminde Muhammed, hem de dünya zamanı ile bir gecede Cebrail ile arş’a gittiğine göre, dahası, geçen süre en azından 100 bin yıl olduğuna göre, Muhammet’in en erken 100 bin yıl önce doğmuş olması gerekir. Oysa doğum ve ölüm tarihleri bilinmektedir. Bu ne demek oluyor? (Mearic: 4)
Devam edelim:
Birinci kat gök. Kapısı kapıcı bekçi melek, Cebrail’in kapıyı çalıp bu kapıcı melekle konuşması:
-Kim o?
-Ben Cebrail.
-Yanındaki kim?
-Muhammet!
-Göğe çıkmak için ona çağrı oldu mu?
-Evet.
Sonra kapıcı melek kapıyı açarak Muhammet’e “hoş geldin Muhammet” der ve bu konuşmalar tüm katlarda olur. Cebrail’le Muhammet içeri girerler. Peygamberlerin makamları da gök katlarında. Cebrail, Muhammet’le bu peygamberleri tanıştırır. İlk önce birinci katta Adem ile tanışır. Sonra ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci katlar... Gök katları tamamdır. Ama daha yukarıya gitmeleri gerekiyor. Artık taşıma işini Cebrail üstlenmiştir. Muhammedi kanadına alır ve öyle götürür. Yükseldikçe yükselirler. Artık öyle bir yere gelirler ki, bir gıcırtı işitirler:
Kimi şeylerin bozulup yazıldığı (“el mahvu ve’l-isbat”), Kur’andaki deyimiyle “Ana Kitap”ta (Ümmü’l-Kitab), yorumlarındaki anlatımıyla “Levh-i Mahfuz”da yazılar yazılmakta. Bu “yazgı yazan kalemlerin gıcırtıları” (sarifu’l-aklam) duyulur.
7) Gerek ayetlerde, gerek hadislerde kullanılan tüm betimlemeler insanidir! Meleklerin de insan gibi “kalem kullanmaları”, ne anlama gelir?
8) Belli ki, biz insanların yazarken kullandığımız kalemlerin sürtünmesiyle çıkan sese gönderme yapılmaktadır. O zamanlar bilgisayar olsaydı, ya da o ayetler, hadisler günümüzde yazılsaydı, melekler de otomatikman “dijital” mi olacaklardı? Eğer böyle değilse, Tanrı, bilgisayarlardan bile daha iyi şeylere sahip olduğuna göre, meleklerine (hem de yazgı yazanlara, yani “kaderleri” yazanlara) neden “kalem” tutuşturmuştur?
“Sidretü’l Münteha” denen ve bir “sınır”ı oluşturan kesimdir burası. Necm suresinde açıklandığına göre, “varılacak cennet” de buralarda (Bkz. Necm: 14-15 ayetler) ve burası “Tanrının sarayı”nın (arş) yakınlarında. İşte burada bir farz bildirilir: 50 vakit namaz farzı!
Aslında Muhammet’in bir de, buradan “saray”a yolculuğundan söz edilir.
“Farz” olarak bildirilen “namaz”, tam “elli vakit”tir!
Muhammet, buyruğu alıp döner. Gök katlarında 7ci kata, sonra 6cı kata iner. Musa’ya uğrar. Konuşurlar:
-Tanrı senin ümmetine ne farz etti?
-Elli vakit namaz. Her gün için.
-Buna ümmetinin gücü yetmez. Efendi Tanrı’na (Rabbine) dön de indirim yaptır!
Muhammet, tanrısına döner. İndirim yaptırır. Musa’ya geri gelir. Musa yine çok bulur. Muhammet yine gider. Birkaç kez bu gidiş-gelişler olur ve sonunda günlük namaz sayısı 5’e iner. Musa bunu da çok bulmuştur. Ama Muhammet artık utandığını, gidip yeni bir indirim yaptırmak için yüzünün kalmadığını söyler ve günlük namaz vakit sayısı 5’te kalır. Ve Tanrı: “Beş vakittir, ama yine de elli vakittir” der; bir ayetten alınma “Benim katımda söz değişmez” (Kaf: ayet 29) anlamındaki parçayı ekler. Şunu da söyler: “Ana kitab’da nasıl farz kıldımsa öyledir. Beş vakitten her birine on katı sevap olunca yine elli vakit eder”
Katlardaki konuşmaları ve kat sakinlerini filan bir tarafa bırakalım. Muhammet’in Tanrı’ya namaz dönemlerinin indirimi için gidiş gelişleri öğütleyen Musa’dır. Bu durumda:
9) Musa peygamber, namaz sürelerinin kaç adet olacağını tanrıdan iyi mi bilmektedir?
10) Her şeyi bilen, gören, işiten tanrı, Musa ile Muhammet’in konuşmalarından niye habersiz veya habersiz gibi davranıyor?
Tanrı habersiz davrandığına göre, sanırım aşağıdaki şıklar geçerlidir:
a) Tanrı birilerini deniyor;
b) Tanrı her şeyi bilmiyor;
c) Tanrının canı sıkılmış, Muhammet’e gökyüzünü gezdirmek istemiş;
d) Bu şıklar doğru değildir.
Eğer bunlar değilse, lütfen okuduğunuz on soruma cevap verir misiniz?
Notum:
Kaynaklar:
1) Buhari, e’s-Sahih, Kitabu’s-Selat/1, Kitabu’t-Tevhid/37; Tecrid, hadis no: 227, 1551
2) Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-İman/259-265, hadis no: 162-164
3) Kur’an’ı Kerim
Elinde Hadis veya Kur’an olmayanlar için linkler veriyorum.
hadis.ihya.org/buhari.php?t2=hadis
kuran.gen.tr/
kuranikerim.com/
hadith.al-islam.com/Bayan/trk/
enfal.de/hadisler/ana_sayfa.htm
davetci.com/hadisler_ana.htm
__________________
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir!
|
|
|
|
Aşağıdaki 3 üyemiz, Onur Çağlar isimli sayın üyemize bu paylaşımı için teşekkür ettiler.
|
|
30. July 2010, 11:53 PM
|
#2
|
|
Komisyon Üyesi
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Nerden: Gökyüzü
Mesajlar: 1.604
Ettiği Teşekkür: 185
260 yazısına toplam 374 kere teşekkür edilmiş.
|
Vazgeçtim!
Bir soruma bile cevap bilimsel verilmesi benim için yeterlidir.
__________________
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir!
|
|
|
31. July 2010, 10:07 AM
|
#3
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Nerden: Melbourne / AU
Mesajlar: 32
Ettiği Teşekkür: 13
11 yazısına toplam 14 kere teşekkür edilmiş.
|
Idealizm'de bilimsellik ve sorularin o dogrultuda cevaplanmasida cok zor-imkansizdir. Ben sordugun sorulara soyler yanitlar vereyim.
Soru: 1,2,3,4,de anlatilan olay tibbi bir islemin yapildigini bu olayi ise yazdigin diger sorulardaki gibi meali olarak aciklanmasindan ibarettir.
Soru 5:Burak diye adlandirilan tasitin ornek olarak bir uzay araci-kapsulu oldugunu o zamanda yasayanlara anlatildiginda dumur olmamalari icin benzetmesi at kisrak vb,olarak yapilmistir.(Uzaya cikan Muhammed oksijen olmadan atmosferden nasil yukari cikti ? Bu soruda benden olsun.)
Soru 6: Dunya zamani ile 1000 yil tanri icin 1 gunden ibarettir,Muhammed'e sorarlar senin dininin suresi ne kadardir kendisi bir gun diye cevap verir.(Evrende gezegenlerin etrafinda donme sureleri ile baglantili zaman ve mekan farklari)buna istinaden Bahailik inancinin kurulus temelinde bu bir gun olayi yatar.Mirza Hüseyin Ali Nuri (Bahaullah) Muhammedin bu sozunden yola cikarak islamiyetin suresinin bittigini savunarak kendi dinini kurmustur.
Soru 6 devami-7:Levh-i mahfuz,olmuşların ve olacakların, zamandaki bütün anların ve mekandaki bütün varlıkların, kısacası, her şeyin yazılı bulunduğu bir muhafaza levhası kaderin defteri, diger bir anlami ile kâinatın programıdır.levh-i mahfuzdaki kayitlar genlerin dizilisine benzer, bu kaydın da harflerle kelimelerle alakası yoktur.
Soru 8-9 :Sorunun alindigi hadisin diger butun hadisler gibi gercekcilik payi sorgulanmalidir.Musa sanki butun muslumanlarin haklarini savunan namaz islerinden sorumlu sendikaci Muhammed de arabulucu verilen tekliflerdeki fiyatlari indirmeye calisan musteri temsilcisi rolunde gorunmuyormu.? Bu hadisin kaynaginda Musa tanri ve Muhammeden de ustun olarak gorulmektedir.Bu arada Kuran da namaz sayisi 3 rekat olarak olarak belirtilmemismi? Yani Muhammed indirim icin gitmeseydi muslumanlar gece gunduz her 28.8 dakika'da bir namaz mi kilacakti ? Bir saat 60dk*24 saat=1440 dakika :50 namaz=28.8 dakika
Soru 10:
a) Tanrı birilerini deniyor;
b) Tanrı her şeyi bilmiyor;
c) Tanrının canı sıkılmış, Muhammet’e gökyüzünü gezdirmek istemiş;
d) Tanri her seye muktedirse neden melek,cin vb seyleri kendisine hizmetci olarak tutmustur,ya keyfine cok duskun tembelligi seviyor yada soruyu soyle sorarak icinden iyice cikilmaz bir hale sokalim, koskoca tanri neden yaratma geregi duydu, yaratmak zorundami kaldi evetse neden mecbur kaldi eger yaratmasaydi bu kendi sonumu olurdu,?
e)Tanri yoktur
f)Bu şıklar doğru değildir.
g)Bu sorulari yazan ve cevaplayanlar
h) 
|
|
|
|
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Siz yeni bir başlık açamazsınız.
You may not post replies
Siz eklenti ekleyemezsiniz.
Siz iletilerinizi düzenleyemezsiniz.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün zaman ayarları WEZ +7 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 04:53 AM .
|